Ant-Man

Ant-Man, nam-ı diğer Karınca Adam, Marvel dünyasından bir kahraman. Yakın zamanda bildiğiniz gibi Avengers izlemiştik,neredeyse tüm Marvel kahramanlarının birarada olduğu bu seride Ant-Man yoktu. Niye yoktu, başta olacaktı, olmalı mıydı, olmaması iyi miydi tartışmaları epey almış yürümüştü. Bir bilim adamının karıncalar üzerinde yaptığı bir deney sonucu insanın karınca boyutuna “küçülerek” kendisini savunabilecek hale gelmesi ve kendine has güçlere sahip olabileceği bir kostüm giyebilmesi, diğer doğal karıncaları da kendi ordusu gibi kullanabilmesi, ses frekanslarını kullanarak onları yönetebilmesi gibi üstün yetenekler, diğer Avengers kahramanlarına göre, biraz “küçümsenmiş” olsa gerek… Bu kahramanı diğer yakışıklı ve kaslı kahramanlardan ayırmak ve ona ayrı bir film yapmak, bir pazarlama anlayışı olarak da algılanabilir. Fakat normalde Avengers’in fikir babası ve kurucusu Ant-Man olduğundan, bazı Marvel hayranları bunu “ama bu haksızlık” şeklinde de karşılayabilir.

Gelgelelim, sonuçta karşımızda sadece Ant-Man’i anlatan bir film var, ve bence tadını çıkarmalıyız. Zira filmde önce Hank Pym‘i canlandıran Micheal Douglas‘ı saç makyajla epey gençleştirilmiş halde, kendi kurduğu şirketle ters düşerken izliyoruz. Yıllar geçiyor ve anti kahramanımız Scott Lang (Paul Rudd) hapisten çıkıyor. Küçük kızını çok özlemiştir ama kızının velayeti tabii ki eski eşi üzerindedir ve hayatında başarılı olduğu tek nokta soygunculuk olduğundan, kızına yaklaşabilmesi için bir an önce düzgün bir yaşama adım atmalıdır bu genç adam. Sicili yüzünden iş bulamayınca yine bir soygun yapmak zorunda kalır ama soyduğu evde kendisini para değil bir kostüm beklemektedir, evet bildiniz, Ant-Man kostümü.

Michael Douglas’ın büyük başarıyla canlandırdığı profesör Pym, geçmiş travmalardan dolayı bir türlü barışamadığı kızı Hope (güzeller güzeli Evangeline Lily) ile sorunlar yaşarken bir yandan da  Ant-Man’ın sırlarını vermediği için ona yüz çevirmiş eski iş arkadaşlarının hırslanarak kendi Ant-Man’lerini kötü emeller için yaratmalarını durdurmak için bizim anti-kahramanı eğitmesi gerekmektedir. Yine bir fikir hem iyisini hem kötüsünü yaratmıştır, adeta bir Dr Jeykll Mr Hyde durumu gibi… Olaylar gelişir diyerek fazla sürpriz bozmayalım fakat filmin en eğlenceli yanının Avengers’e olan göndermeler olduğunu da söylemeden etmeyelim, örneğin bir sahnede, e Avengers ne yapıyor gibi bir muhabbette, onlar gökyüzünden aşağı şehirler yağdırmakla meşgullerdir gibi bir espri var ki gerçekten yerinde…

Bana soracak olursanız Ant-Man sıradan bir Marvel filmi değil ve bu küçümsenen karakterin, küçülerek büyüdüğünü göstermesi açısından oldukça etkileyici. Filmin yönetmeni Peyton Reed‘i, komedi ve gençlik filmleriyle biliyoruz, böyle bir projenin altından bu denli hasarsız çıkması bence onun kariyeri açısından da önemli.. Sevimli karınca ordularının CGI görüntüleri, dövüş ve kaçış kovalayış sahnelerindeki 3D ekstraları ile film görsel açıdan da bekleneni veriyor. Karınca ufak olur ama mide bulandırır demeyin, bir anti kahramanın daha özel güçlerle iyiye hizmet etmesini zeki espriler eşliğinde izleyiverin işte…

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s