Babamın Kanatları’nın Yönetmeni Kıvanç Sezer’in Yeni Filmi Küçük Şeyler’den İlk Fragman

Dünya prömiyerini 51. Karlovy Vary Film Festivali’nde ana yarışmaya seçilerek gerçekleştiren, ülkemizde 23. Adana Film Festivali’nde yedi, 53. Antalya Film Festivali’nde altı ödül kazanan Babamın Kanatları ile sinema dünyasına etkileyici bir giriş yapan yönetmen Kıvanç Sezer, geçtiğimiz yıl Büyükada Adalar Kent Konseyi’nde de konuğumuz olmuştu. Babamın Kanatları’nı ada sakinleriyle izledikten sonra kendisiyle keyifli bir söyleşi gerçekleştirmiştik.

Genç yönetmenin o söyleşide de ipuçlarını verdiği ikinci uzun metraj filmi Küçük Şeyler’in çekimleri başladı. Lüks bir sitede oturan kişilerin etrafında dönen hikayelere odaklanan filmin ilk fragmanı ve posteri paylaşıldı.

Gişe Memuru, Sarmaşık ve Kelebekler gibi birbirinden başarılı filmlere imza atan, sevilen yönetmen Tolga Karaçelik, filmin yapımcıları arasında yer alıyor. Küçük Şeyler’in oyuncu kadrosunda ise Alican Yücesoy, Başak Özcan, Bülent Emrah Parlak, Seda Türkmen, Tuğçe Altuğ gibi isimler yer alıyor.

Fragman ilgi çekici,Sezer’in ilk filminden çok farklı bir türe ve atmosfere sahip gibi duruyor. İster istemez son zamanların ilgi çekici filmlerine imza atan Yorgos Lanthimos’un tarzına benzettim, o tekinsizlik, huzursuzluk, absürtlük anları, müziğin tuhaf gerilimi…

Her ne kadar Babamın Kanatları’ndan çok farklı dursa da, Sezer için akrabalıkları olan filmler olacak bunlar, hatta bir üçleme gibi düşündüğü bir bağ kuruyor gelecek projeleriyle ilk filminin arasında. İzleyip göreceğiz. Yönetmen arkadaşıma başarılar diliyorum, film Karlovy Vary Film Festivali’nde Ana Yarışma’ya seçildi. Umarım Küçük Şeyler’i en kısa zamanda Büyükada’da da izler, söyleşiriz. Kıvanç’ı tanıyan biri olarak, genç bir yönetmen olarak samimiyetinden, çalışkanlığından ve kaliteli işler çıkarma gayretinden en ufak bir şüphem yok, geleceğin başarılı yönetmenleri arasında sayılacağını şimdiden gösteren işler yaptığını düşünüyorum. Yolu açık olsun.

Afiş

Şubat ayında Gazeteci Emrah Kolukısa’nın youtube programına konuk olan Kıvanç Sezer ve Tolga Karaçelik, projeden bahsetmişlerdi, onu da sinemascope’dan izleyebilirsiniz:

Tolga Karaçelik Varşova’ya gidiyor!

34. Warszawski Miedzynarodowy Festiwal Filmowy / Warsaw Film Festival 2018
foto http://www.RafalNowak.com

Her biri çok sayıda ödül kazanan ve bana sorarsanız her biri birbirinden başarılı ve farklı işler olan “Gişe Memuru”, “Sarmaşık” ve “Kelebekler” filmlerinin genç yönetmeni Tolga Karaçelik, dünyanın en önemli film festivallerinden biri olan 34. Varşova Film Festivali’nde jüri koltuğunda oturuyor.

Kelebekler, 34. Varşova Film Festivali’nin özel bölümünde gösteriliyor. Her üç gösteriminin de biletleri iki gün içerisinde tükenen film, böylece bir festival rekoru kırmış oldu.

Kelebekler filminin eleştirisi için tıklayın

Son Zamanların En İyi Türk Filmlerinden: Kelebekler

Daha önce 6 kısa film yazıp çekmiş olan Tolga Karaçelik’in üçüncü uzun metraj filmi de bu Cuma ülkemizde nihayet vizyonda. Nihayet diyorum çünkü Kelebekler filmi tamamlandıktan sonra dünyanın en prestijli festivallerinden biri olan ve bu yıl 32.si düzenlenen Sundance Film Festivali’nde dünya prömiyerini gerçekleştirmişti. Orada izleyenlerin büyük beğenisiyle karşılanan film, 27 Ocak’ta gerçekleşen ödül töreninde de, ‘En İyi Film’ ödülüne layık görülmüştü. Bu arada filmin senaryosu Antalya Film Forum’da ilk yolculuğuna çıkmış, 2015 Kurmaca Pitching Platformu’nun kazananı ve geçtiğimiz yıl Work in Progress Platformu’nun finalisti olmuştu. Kültür ve Turizm Bakanlığı ise filme destek vermemişti.

 

Dolayısıyla filmi o kadar büyük merakla bekliyoruz ki uzun süredir.

 

Fakat merakımızın büyüklüğünün tek sebebi yukarda bahsettiğimiz sebepler değil açıkçası. Tolga Karaçelik; Gişe Memuru ve Sarmaşık isimli filmleriyle takibe aldığımız yönetmenlerden olmuştu çoktan. Bir gişe memurunun özel hayatı üzerinden toplum eleştirisi yaparken bir taraftan kişisel, psikolojik katmanlara girebilen, bir taraftan hikayesine fantastik/absürd öğeler katmaktan çekinmeyen, temposu ağır olsa da izleyiciyi şaşırtan, nev-i şahsına münhasır bir ilk filmdi Gişe Memuru. İzlemesi çok kolay bir film değildi açıkçası çünkü gişe memurunun yaşadığı sıkıntılı hayatın ağırlığını seyirciye de geçirmek istemişti belli ki Karaçelik. Kabus gibi çökse de merakla izleten, tuhaf bir filmdi doğrusu. Bir ilk film olarak teknik açıdan tertemiz, oyuncu seçimleri açısından çok başarılıydı. Sarmaşık ise birden bire çıtayı çok yükseğe çıkarttı açıkçası. Sinematografisiyle, oyuncu yönetimiyle, müzikleriyle, olay örgüsünün olgunluğuyla, yılın en iyi filmlerinden biriydi, neredeyse bir başyapıttı Sarmaşık. Çok gerçekçi bir hikaye ve çok gerçekçi bir anlatım dilinin içine yine fantastik öğeler katmaktan da çekinmemişti yönetmen ve bu ikisinin harmanlanması kadar zor bir işi büyük başarıyla kotarmıştı.

Kelebekler’e gelelim artık. Neredeyse diyemeyeceğim, tamamen bir başyapıt bana göre bu film Türk sinemasında.

Yazının devamı Mynet Sinema’da