Büyükada’da Ben Çocukken Adlı Belgeseli İzledik

Takip edenlerin bileceği üzere 2018 Mayıs itibariyle Büyükada’da Ekim’e kadar her Salı akşamı Büyükada Çelik Gülersoy Kültür ve Sanat Merkezi‘nde Adalar Kent Konseyi ve Ada Gönüllüleri Derneği’nin de katkılarıyla yönetmenlerimizi ağırladığımız film gösterimleri yaptık.

Kışın ise bu etkinliğin devam etmesi için Cat’fe Cafe ile anlaştık, birkaç haftadır her Pazartesi yönetmen konuklu film söyleşilerimizi sürdürüyoruz. Geçtiğimiz Pazartesi akşamı konuğumuz yönetmen Cenk Kaptan‘dı, 2012 yapımı Ben Çocukken adlı belgeselini izledik hep birlikte.

Sevgili Selçuk Yöntem, Zafer Ergin, Aykut Oray, Rıza Erkekli, Yalçın Yelence, Nadir Göktürk, Murat Ertrel, Levent Akman, Burhan Şeşen, Turgay Tanülkü, Çiçek Dilligil ve Prof. Dr. Ünsal Oskay‘ın değerli yaşanmışlıklarıyla bezeli röportajlarla, başarılı animasyonlarla, çocukluğumuza ait oyun ve oyuncak detaylarıyla bezenmiş, nostalji kokan, sıcacık bir belgesel. Öte yandan 2007’de başlayan çekimlerde yapılan bu röportajlarda, internet çağının değiştirdikleri, çocukluğun evrilişi de masaya yatırılmış.

Sevgili Cenk Kaptan’a adamıza geldiği ve bizimle filmini paylaştığı, sorularımızı yanıtladığı için çok teşekkür ediyor, bu belgesellerin devamını bekliyoruz.

Büyükada Yazlık Sinema Eylül Programı

Mayıs itibariyle her Salı akşamı Adalar Kent Konseyi bahçesinde yönetmen söyleşileriyle dolu film gösterimleri yaptık. Havaların kararmaya ve soğumaya başlaması sebebiyle Eylül sonunda açıkhava gösterimlerimizi sonlandırıyoruz.

Kışın yönetmen söyleşilerinin de bulunacağı film gösterimlerimize kapalı bir alanda devam etmek istiyoruz, gelişmeleri buradan haber veriyor olacağım.

Mayıs ayı itibariyle davetimizi seve seve kabul eden ve Büyükada’da bizlerle birlikte olan, filminin ücretsiz olarak izleyicilerle buluşmasına olanak tanıyan ve ilgili izleyicinin sorularına samimiyetle cevap veren tüm yönetmen ve yapımcı arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Bize bahçesini açan Kent Konseyi’ne ve bu organizasyonu yapmamda bana destek olan Ada Gönüllüleri Derneği’ne de ayrıca teşekkürler.

İşte bu ay izleyeceğimiz filmler:

 

Büyükada’da Yazlık Sinema Gecesi’nde Sürpriz İsim: Orhan Pamuk

Mayıs’ta başlattığımız ve Eylül sonuna kadar sürecek olan Büyükada Adalar Kent Konseyi Yazlık Sinema günlerimizde dün (14.08.2018) akşam değerli oyuncu/yönetmen Rıza Sönmez‘in ilk uzun metraj dokü-drama türünde filmini izlemek üzere toplandık. Rıza Sönmez ve filmin müziklerinin bestecisi Hasan Yükselir de aramızdaydı. Rıza Sönmez’in 2016 yılında çektiği ve 2017’de hem yurtiçinde hem yurtdışında pek çok festival gezmiş olan dokü-draması isminden başlayarak oldukça ilginç bir yapım. Orhan Pamuk’a Söylemeyin Kars’ta Çektiğim Filmde Kar Romanı da Var adlı yarı belgesel yarı kurmaca filmi izlemeye, sürpriz şekilde, 2011’den beri yazlarını Büyükada’da geçirdiğini bildiğimiz Orhan Pamuk da geldi.

Yaklaşık 1,5 saat süren film, malum, Kars’ta geçiyor.  Rıza Sönmez, Uğur Yücel imzalı Soğuk adlı filmde oyuncu iken Kars’a vuruluyor ve bölgeyle ilgili bir belgesel çekme fikri doğuyor fakat bildiğimiz, didaktik belgesel stilinden de hoşlanmıyor, bu yüzden yarı dramatik, yarı belgesel bir türde yazıyor senaryosunu ve çekiyor filmini. Oradayken tanıştığı görme engelli şarkıcı Yüksel Ermutlu ile tanışıyor ve onunla sohbet ederken bir hikaye doğuyor kafalarında: Yüksel, hatırlı misafirler ağırlayacaktır fakat Kars’ta çalıştığı tüm müzisyenler Erzurum’da bir festivale gitmek zorundadır. Yüksel sabahtan akşama kadar Kars’ta çalınmadık kapı bırakmaz. Kars’a Kar romanı ile gitmiş olan yönetmen Sönmez, bir yandan kitabın da izini sürdüğünden filmin de izini kitabın üzerinden sürdürüyor. Hikaye bu ya, şehirde herkesin tanıdığı berber Kazım, Kar kitabının karakter ve nesnelerinin fotoğraflarını çekip kartpostal yapma işine girişiyor. Film burada Masumiyet Müzesi romanına ve sonrasında gerçekten bir müze haline gelen mekanın  detaylarına da bir gönderme yapmış oluyor.

Siyasi bir roman olan Kar‘ın epeyce tartışmaya sebep olduğunu hepimiz biliyoruz. Kitap önyargıları kırmak amacıyla çok sesli ve cüretkar fikirlere sahip olduğundan bir kesim tarafından Kars’ı kötü gösteren, kötü reklam yapan bir roman olarak değerlendirilmişti. Bir o kadar da kitabı okuduktan sonra elinde romanla Kars’a gelen çok sayıda insan olmuş, bu okuyucular, kitapta anlatılan sokakları, mekanları gerçekten görmek için can atmışlardı. Film bu anlamda kitabın bir güzellemesi, kitapta nasıl her türden fikir çarpıştırılıyorsa filmde de kitaba dair tüm düşünceler saygı çerçevesinde tartıştırılıyor.

Film sonrası Rıza Sönmez ile yaptığımız söyleşiye eşlik eden Orhan Pamuk filmden haberdar olduğunu ama ilk kez izlediğini ve çok beğendiğini söyledi. Masumiyet Müzesi’nde gerçekten romana ve müzedeki eşyalara ait fotoğraflardan oluşan kartpostallar bulunduğunu, bu yüzden filmdeki o detayı ayrıca sevdiğini dile getirdi. Kars’ta her türden farklı görüşün birlikte yaşayabildiğini, farklı görüşteki pek çok insanın bir işin ucundan birlikte tutup çalıştıklarını gördüğünü bizlerle paylaştı.

Grant Gee‘nin çektiği Hatıraların Masumiyeti filminden sonra, bu Orhan Pamuk’un kitaplarına ait ikinci dokü-drama. Kitaplarının dilinin oldukça sinematografik malzeme verdiğini, bu sebeple aslında birebir filmlerinin de çekilebileceğini, bunu tercih edip etmeyeceğini sorduğumuzda da Nobel ödüllü Pamuk, kesinlikle bunun gerçekleşmesini istediğini söyledi.

Yaz boyunca Salı akşamları saat 21:00’de Büyükada Adalar Kent Konseyi’nde buluşmak ve birbirinden değerli filmleri izleyip söyleşmek üzere….

Büyükada’da Yazlık Sinema’da Rauf’u izledik

Her Salı Kent Konseyi’nde devam eden Yazlık Sinema akşamımızda konuklarımız yönetmenler Barış Kaya ve Soner Caner idi. 2016 yapımı Rauf’u izledikten sonra uzun süren bir söyleşi gerçekleştirdik.

Küçük Rauf’un, kendi sınırlı ve kapalı dünyasında, aşkın sınırsızlığı ile tanışmasını konu alan filmin senaryosu Soner Caner’e ait. Kars’ın bir köyünde görünmeyen bir savaşın gölgesi altında yaşayan 9 yaşındaki Rauf’un gözünden hayatı izliyoruz.

Büyükada’da Babamın Kanatları’nı İzledik, Konuştuk

29 Mayıs itibariyle Büyükada Adalar Kent Konseyi Çelik Gülersoy Kültür ve Sanat Merkezi’nde yazlık sinema günleri başlattık.

İlk filmimiz Babamın Kanatları, ilk konuğumuz filmin yönetmeni Kıvanç Sezer oldu.

Yaklaşık 50-60 kişinin izlediği film çok beğenildi, Kıvanç Sezer tebrikleri kabul etti ve filmle ilgili soruları yanıtladı, filmin çekim süreciyle ilgili detaylı bilgiler verdi.

Şimdilik Eylül sonuna kadar merkezin bahçesinde film gösterimlerimiz her Salı akşamı 20:00 itibariyle devam edecek. Bazı filmlerin yönetmen ya da oyuncuları konuklarımız olacak, bazı filmleri de kendi aramızda konuşuyor olacağız. Seçkide Başka Sinema’nın filmleri de yer alıyor.

Haziran ayı programı şöyle:

*düzeltme: Hemşire filminin yönetmeni Dilek Çolak

1844fbc2-befa-4952-a1ca-839350f47c01