GEORGES MÉLIÈS’İN GİZEMİ ÇÖZÜLÜYOR!

Beykoz Kundura, 27 Ekim UNESCO Dünya Görsel ve İşitsel Kültürel Miras Günü’nü 2021 Fransa yapımı The Méliès Mystery / Méliès’in Gizemi adlı belgeselin gösterimi ile kutluyor.

Film Fransız yönetmen Georges Méliès’in sıradışı hayatını ve kayıp filmlerinin kurtarılması sürecinde yaşanan inanılmaz olayları anlatırken; bilimkurgu sinemasının ilk örneği “Le Voyage dans la lune / Aya Yolculuk” (1902) başta olmak üzere sinema tarihinde birçok ilklerin yaratıcısı olmuş bu efsanevi sinemacının mirasını hatırlamaya ve anlamaya davet ediyor.

Éric Lange’ın yönettiği ve film tarihçilerinin yanı sıra Fransız yönetmenler Costa-Gavras ve Michel Gondry’nin görüşlerine yer veren film, Georges Méliès’in kurtarılmış ve restore edilmiş 13 filmini görme fırsatı da sunuyor.

Méliès’in Gizemi’ni 27 Aralık’a dek Kundurama’da Türkçe altyazılı ve ücretsiz izleyebilirsiniz.

Ayrıntılı bilgi için: kundurama.beykozkundura.com

Büyükada’da Tahtacı Fatma Belgeselini İzledik

suha arin
suha arin

2000 yılında Yeditepe Üniversitesi’nde Radyo TV Sinema Yüksek Lisans yapmaya başladım, yıllar içinde çok kıymetli öğretmenlerim oldu, çoğuyla hala görüşüyorum, Nurçay Türkoğlu hocam, Ayla Kutlu hocam, Tül Akbal Süalp hocam ve niceleri… Çok kıymetli bir öğretmenimizi ise çok erken kaybettik, ancak kalbimizdeki yeri o kadar sonsuz ki. Hem bize öğrettikleriyle, hem babacan, sevgi dolu tavrıyla: Süha Arın. Kendisini Şubat 2004’te kaybettik ne yazık ki.

Yıl olmuş 2020, Büyükada Adalar Kültür Derneği‘ne rahmetlinin çok değerli kardeşi Reha Arın‘ı çağırmak istedim, kıymetli eşleriyle birlikte onurlandırdılar ve 1979 yapımı Tahtacı Fatma adlı ödüllü belgeseli izledik. Yaklaşık 50 kişilik bir katılımla çok keyifli bir izlence oldu, arkasından Reha Arın ile dolu dolu sohbet ettik, izleyebilirsiniz:

Adalar Kültür Derneği’nde Rüzgarın Şarkısı’nı İzledik, Söyleştik

Kibar Dağlayan Yiğit imzalı belgesel Rüzgarın Şarkısı’nı izledik, üzerine uzun ve keyifli bir söyleşi yaptık adadan ve İstanbul’dan izlemeye gelenlerle.

Büyükada’da Ben Çocukken Adlı Belgeseli İzledik

Takip edenlerin bileceği üzere 2018 Mayıs itibariyle Büyükada’da Ekim’e kadar her Salı akşamı Büyükada Çelik Gülersoy Kültür ve Sanat Merkezi‘nde Adalar Kent Konseyi ve Ada Gönüllüleri Derneği’nin de katkılarıyla yönetmenlerimizi ağırladığımız film gösterimleri yaptık.

Kışın ise bu etkinliğin devam etmesi için Cat’fe Cafe ile anlaştık, birkaç haftadır her Pazartesi yönetmen konuklu film söyleşilerimizi sürdürüyoruz. Geçtiğimiz Pazartesi akşamı konuğumuz yönetmen Cenk Kaptan‘dı, 2012 yapımı Ben Çocukken adlı belgeselini izledik hep birlikte.

Sevgili Selçuk Yöntem, Zafer Ergin, Aykut Oray, Rıza Erkekli, Yalçın Yelence, Nadir Göktürk, Murat Ertrel, Levent Akman, Burhan Şeşen, Turgay Tanülkü, Çiçek Dilligil ve Prof. Dr. Ünsal Oskay‘ın değerli yaşanmışlıklarıyla bezeli röportajlarla, başarılı animasyonlarla, çocukluğumuza ait oyun ve oyuncak detaylarıyla bezenmiş, nostalji kokan, sıcacık bir belgesel. Öte yandan 2007’de başlayan çekimlerde yapılan bu röportajlarda, internet çağının değiştirdikleri, çocukluğun evrilişi de masaya yatırılmış.

Sevgili Cenk Kaptan’a adamıza geldiği ve bizimle filmini paylaştığı, sorularımızı yanıtladığı için çok teşekkür ediyor, bu belgesellerin devamını bekliyoruz.

Büyükada’da Toprağın Çocukları’nı İzledik

Büyükada’da yazlık sinema günleri sona erdi. Kış ayı boyunca Pazartesi akşamları Cat’fe Cafe’de Başka Sinema’dan ve yerli sinemamızdan çeşitli seçkiler izlemeye ve yönetmenleri konuk etmeye devam ediyor olacağız.

15 Ekim 2018 Pazartesi akşamı, 2012 yapımı Toprağın Çocukları adlı filmi izledik. Filmin yönetmeni arkadaşım Ali Adnan Özgür de aramızdaydı. Köy enstitülerinin kapanışını konu edinen filmle ilgili sorularımızı cevaplayan Ali Adnan Özgür Büyükada’da olmaktan ve ilk filmini bizlerle paylaşmaktan çok mutlu olduğunu da sözlerine ekledi.

Filmi bu linkten yasal olarak izleyebilirsiniz.

Film ekibiyle 2012’de yaptığım röportajı bu linkten okuyabilirsiniz.

 

Evvel Zaman Dışında: Büyükada Rum Yetimhanesi Belgeseli İzlendi

Geçtiğimiz gün Büyükada Adalar Kent Konseyi bahçesinde, olaylarının 63. yılında ayrımcılık politikalarının kurumsallaşması ve sonuçları başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Panelde Yalım Eralp, Adnan Ekşigil, Gün Zileli ve Masis Kürkçügil konuşmacı olarak yer aldılar.

Panel sonrasında Büyükada Rum Yetimhanesi ile ilgili çekilmiş belgesel Evvel Zaman Dışında izlendi. Belgeseli hazırlayan isimlerden Ceren Acun, bu yapının unutulmuş belleğine odaklanmak istediklerini, en tehlikede olan 7 kültür mirasından biri olarak yağının korunup canlandırılmasına yönelik çalışmalara katkı sağlamak istediklerini belirtti.

Evvel Zaman İçinde belgeselini online izleyebilirsiniz:

 

Başka Çarşamba’da Kedi ile Buluşun!

İstanbul’da ve tüm dünyada sokaklarda her gün yüz binlerce kedi dolaşıyor. Binlerce senedir insanların hayatlarına girip çıkan kediler, şehrin zengin yapısının en önemli parçalarından biri. Sahip tanımayan bu kediler İstanbul’da vahşi ve evcil hayat arasında bir çizgide yaşayarak, evlat edinmeyi seçtikleri insanların hayatına neşe getiriyor.

80 dakikalık belgesel film, Başka Sinema’nın kapısını tırmalamadan önce Başka Çarşamba’ya konuk oluyor. Kedi, 7 Haziran‘da Başka Çarşamba’da.

SEANSLAR

Altunizade Capitol Spectrum – 21:30
Beyoğlu Beyoğlu Sineması – 21:00
Etiler Akmerkez Cinema Pink – 21:30
Kadıköy Rexx – 21:30
Ankara Kızılay Büyülü Fener – 21:30
İzmir Karaca Sineması – 19:30

30 Aralık 2016 Sinema Günlüğü – Son Program

İki buçuk senedir Mehmet Çelikyay ile birlikte hazırlayıp sunduğumuz Sinema Günlüğü programımız yıl sonunda sona erdi. Son programımızda konuğumuz değerli belgesel yönetmeni Semra Güzel Korver idi. Yeni programlarda görüşmek üzere 🙂

Elenenlerin Festivali!

Bu yıl dokuzuncusu gerçekleştirilecek olan ön elemede elenmiş filmler festivali 2.El Film Festivali; 13- 15 Mart tarihleri arasında Ankara’da Büyülü Fener Sinemaları’nda sinemaseverler ile buluşacak. Festival bu yıl ‘Dönüşüm Başlıyor, Festivale Koş’ sloganıyla yola çıktı.

Festival elenmiş tüm filmleri gösterim programına katarak izleyici ile buluşmasını sağlıyor. Böylece festivallerin filmleri hoyratça elemesine karşı çıkıyor.  Film gösterimlerinde yer alan 84 kısa metraj, 2 uzun metraj ve 7 belgesel filmin yanı sıra; festival söyleşileri, video yarışması, ‘Film ve Analiz Atölyesi’ gibi etkinliklerin de yer alacağı festivalde, tüm etkinlikler ücretsiz gerçekleştirilecek.

Festival açılışı, Fahrettin Ünlü’nün yönetmenliğini yaptığı Peyk belgeselinin galası ile devam edecek. Peyk; hızlı olmak anlamına gelen ve Osmanlı Devleti’nde uzun mesafeleri çok kısa sürede kat etmesi ve haber taşıması ile bilinen dönemin habercilerine verilen bir ad. Detaylı araştırmalara ve titiz incelemelere dayanarak çekilen belgeselin galası, 13 Mart Cuma günü saat 19.00’da Yönetmen Fahrettin Ünlü’nün katılımı ile Kızılay Büyülü Fener Sinemaları’nda gerçekleşecek.

 

 

Yarım Kalan Mucize Film Ekibiyle Söyleşi!

20. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nin yarışmalı bölümünde yer alan, yönetmenliğini Biket İlhan’ın, senaristliğini ve başrolünü ise Nihan Belgin’in üstlendiği Yarım Kalan Mucize, ülkemiz toplumsal tarihinin en önemli adımlarından biri olan köy enstitülerini konu alıyor. Geçtiğimiz hafta vizyona giren filmin ekibiyle festival sırasında söyleşmiştim:

Filminizde köy enstitülerini ele alıyorsunuz,  1940’lı yılları, Anadolu’yu ele alıyorsunuz, senaryo sanırım size ait Nihan Hanım, bu konuyu ele almak, filmleştirmek fikri nereden çıktı, ne zaman başladı, biraz anlatır mısınız?

Nihan BelginAslında fikir bize diğer senarist arkadaşımız Piraye Şengel tarafından geldi. Onun annesi Nahide Hanım köy enstitülü… Başrolde ki kadın kahramanın ismi de bu yüzden Nahide oldu. Bize köy enstitüleriyle ilgili yaşadıklarını anlattılar, fotoğraflar gösterdiler, biz de bu konu bir şekilde film haline gelmeli diye düşündük, bir yandan da üstü kapatılan şeyleri yeniden hatırlatmak istedik.

Bu arada oyuncu seçimleri nasıl oldu, başrolde sizi izliyoruz Nihan Hanım, çevreniz ise tanınmış oyuncularla dolu, Dolunay Soysert, Yetkin Dikinciler, Ayten Uncuoğlu… Başrolü sizin oynamanız vs tüm bu seçimler nasıl oldu?
Nihan Belgin: Başrolü benim oynayacağımı ben senaryoyu yazdıktan sonra öğrendim, heyecan verici bir süreç oldu. Hem yapım, hem senaryo, zor bir süreçti ama bana çok yardım eden insanlar oldu sette, ben de rolüme sarılmaya çalıştım. Ne kadar başarabildik bilmiyorum ama elimden geleni yapmaya çalıştım.
Biket İlhan: Dolunay (Soysert) ve Yetkin (Dikinciler) zaten benim oyuncularım biliyorsunuz, bir önceki filmden de… Sinan Tuzcu aynı şekilde. Yeni oyuncular da eklendi, onlarla da devam etmeyi düşünüyorum. Şencan Güleryüz, Ayten Uncuoğlu, Necmettin Çobanoğlu, Aslı İçözü, hepsi çok heyecanla katıldı, bu da bizi çok mutlu etti.

Çekimler Beykoz dışında nerede gerçekleşti?

Nihan Belgin: Şile’nin köylerinde de çalıştık.

Anadolu’nun o yeşil, güzel doğasını orada mı yakaladınız?

Nihan Belgin: Evet sanırım yakalamayı başardık.

Biket İlhan: Evet, Şile’nin köyleri çok “Anadolu” gerçekten.

Biket Hanım, dönem filmleri çekmeyi seviyorsunuz?

Biket İlhan: Evet seviyorum, gözümü açtım kendimi böyle filmlerin içinde buldum diyebilirim. Feyzi Tuna’ya asistanlık yaptım yıllarca. 13 ay süren bir dizi çalışmamız vardı, TRT’ye 11 bölüm, 3 İstanbul’u çektik, 35 mm çektik, 1 yıldan fazla, dönem filmi içinde asistan olarak çalışma fırsatı buldum. Bir de yakın dönemimize bakmak, geçmişe bakmak, önemli geliyor bana.

Sorumluluk duygusu gibi mi?

Biket İlhan: Evet yapımda bu var sanırım. O yüzden, bütün bunları da küçük bütçelerle yapıyoruz ama oyuncularım destek oluyor, yakın dostlarımız el veriyorlar.

Daha büyük bütçeler olsa daha farklı olurdu diyorsunuz?

Biket İlhan: Gayet tabii, olmaz olur mu, teknik açıdan, her açıdan. Kısıtlı zaman var, şunu bir de şöyle yapsaydım şansınız olamıyor vs. Ama imkanlarımız içinde kotarıyoruz. Eleştirmek kolay ama yaşanan zorlukları kimse bilmiyor. Olsun, önemli olan şu; amacım buydu, bunu da gerçekleştirdim diye düşünüyorum.

Röportajı devamı için Beyazperde…