Kıvanç Sezer ile Senaryo Atölyesi

Yönetmen Kıvanç Sezer, mühendislik okuduktan sonra İtalya’nın Bologna kentine gitmiş ve orada kariyerinde değişikliğe gitmeye karar vermiş; sinemayı seçmiş. Cineteca di Bologna enstitüsünde iki yıl kurgu okumuş.  2009 yılında Türkiye’ye dönerek çeşitli belgesel ve TV programlarında kurgucu ve asistan olarak çalışmış.

Sezer, çeşitli belgesel ve kısa filmler çektikten sonra 3  yıl boyunca senaryosu üzerinde çalıştığı ilk uzun metraj filmi olan “Babamın Kanatları”nı yazdı ve yönetti. 2016’da vizyona giren film 51. Karlovy Vary Film Festivalinde dünya prömiyerini yapan film yurtiçi ve yurtdışında 20’den fazla ödül aldı. Şu anda üzerinde çalıştığı yeni projesinin senaryosunu ve filmin yapım kısmını geliştirme aşamasında.

Sezer, İFSAK’da vereceği dersleri şöyle anlatıyor:

8 hafta sürecek ve çeşitli ödevlerle devam edecek olan bu atölye kapsamında senaryoya ve bir senaryoyu filme dönüştürürkenki zorluklara dair deneyimlerimi paylaşmaya çalışacağım. Senaryonun temel kavramlarını, dramaturjiyi, karakterleri, öykülendirmeyi kısa örneklerle tartışacak, temel kavramları ortaya koyacağız. Farkında olmadan bizi kendine çeken temaları, film haline dönüşebilecek potansiyel projeleri, yazar/senarist olmak isteyenler için ileride faydalanabilecekleri fikir tohumlarını atarken karşılıklı birbirimize ilham ve cesaret vereceğiz.

Bilen birisi olarak değil, arayan birisi olarak bazı temel kavramlar üzerinde beyin fırtınaları yaparak iyi fikirlere alan açmaya, can suyu vermeye çalışacağız.

Filmler henüz fikir aşamasındayken bir imaj, bir çocukluk fotoğrafı, tanıdığınız bir kişinin başından geçen olay, gördüğünüz bir düş veya küçüklükten beri dinlediğiniz bir masaldır. Okuduğunuz bir gazete haberi veya bir Çehov öyküsüdür. Doğru kişi, bu ilk halindeki embriyoya uygun koşulları yaratır ve emekle onu büyütürse bir bebeğin doğuşuna şahit oluruz.

Peki ama doğru kişi, doğru koşul ne demek? İşte bu atölyede en çok kendi içimizde bunu arayacağız. Filmlerden, rüyalardan, fotoğraflardan, çocukluk anılarından, öykülerden bir yazar/senarist olarak bizim ayırt edici yönümüzü ortaya çıkarmaya çalışacağız. Filmin özü olarak da tanımlanabilecek “tema”lardan hangilerinin ilgimizi çektiğini keşfetmeye çalışırken sanatsal parmak izimiz olan bir tür farkındalığı ortaya koymaya çalışacağız. Belki de yıllarca üzerinde yılmadan çalışacağımız bir hikaye için en çok ihtiyaç duyduğumuz bu bilinçdışı motivasyondur. İyi filmlerin çoğu yaratıcılarıyla eserin özü arasında çok güçlü bağların olduğu filmlerdir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s