Caner Bozkurt ile F Tipi Film Üzerine Söyleşi

F Tipi Film, Grup Yorum olarak sizlerin bir projesi ve yapımcılığını da siz üstlendiniz. Cesur bir film, duyarlılığınız için tebrik ederiz. Bu fikir kısaca nasıl ortaya çıktı? Bu güne kadar siyasi görüşlerinizi müzik yoluyla bizlere duyurmayı tercih etmiştiniz, şimdi neden sinema?


Çünkü sinema kuşkusuz en etkili anlatım biçimlerinden biridir. Ayrıca bunu estetik bir dille ortaya koymak etkileyiciliğini daha da artırıyor. Bu işin bir yönü… Bir de maalesef Türkiye’de politik sinema, devrimci sinema olmaması gereken bir noktada duruyor. Yılmaz Güney’den bugüne ciddi bir boşluk var. Değerli yönetmenlerimiz, filmlerimiz var; ancak bunlar kesinlikle nicelik bakımından yeterli değil. İşte bütün bunlar bizi sinema alanında adım atmaya zorladı.

Bu filmin en önemli özelliklerinden biri, dokuz farklı yönetmenin kısa filmlerinin biraraya gelmesinden oluşan bir uzun metraj olması. Bu kimin fikriydi, bu yönetmen isimlerle nasıl biraraya gelindi?


Bu fikir bize, yani Grup Yorum ailesine aitti. Çünkü tecrit yalnızlaştırma ve tek başına düşüncelerinden arındırma demekti. Biz de bunun karşısında verilecek en güzel cevabın kolektif bir çalışma olacağını düşündük. Ve proje henüz fikir aşamasındayken yönetmen arkadaşlarımızla paylaştık. Bu yönetmenlerin bir çoğuyla başlayıp bitirdik projeyi. Geniş bir çağrı yaptık ve bu konuda bizimle birlikte olmak isteyen tüm sinemacıları davet ettik filmimize. Projeye eklenen dostlarımız oldu, işlerinden dolayı yer alamayan fakat destekleyen yönetmen ve oyuncu dostlarımız da oldu.

Kısa filmlerin senaryolarında/hikayelerinde sizin ne kadar payınız var? Her yönetmen kendi kısmının senaryosunu sizinle birlikte mi yazdı? Hikayeleri seçme ve biraraya getirme sürecini anlatabilir misiniz?


Hikayelerin oluşturmasından önce yönetmenlerle ve onların senaristleriyle birlikte bir araştırma sürecimiz oldu. Bu süreç içerisinde halen f tipi hücrelerde olan tutsak devrimcilerin anlatımları ve önerilerini inceledik. Ayrıca 19 Aralık olaylarından bugüne süren F Tipi tecrit sürecinin demokratik alanda mücadelesini sürdüren demokratik kitle örgütlerinin, başta TAYAD olmak üzere, görüşlerini ve önerilerini aldık. Bunun koordine edilmesini de Grup Yorum olarak biz üslendik. Bir çok hikaye böyle oluşturuldu. Elbette tüm yönetmenler hikayeler üzerinde son sözü kendileri söylediler.

Farklı yönetmenler olmasına rağmen toplamda tüm filmler birbirine aşırı derecede bütünlük sağlamış. Bu bir yandan izlenebilirlik açısından çok iyiyken, diğer yandan farklı bir bakış açısına yer verilmediği izlenimi yaratabilir diye düşündünüz mü?

Aslına bakılırsa bu filmi dokuz farklı bakış açısı çekti. Biz bunu çok güçlü bir şekilde gözlemledik. Bu yüzden böyle bir kaygıya hiç düşmedik.

Filminizin afişi, daha vizyona girmeden sansüre uğradı, konserlerinizle ilgili de çeşitli yasaklamalar getiriliyor, bu konuda neler söyleyeceksiniz?

F Tipi Film kaç kopya giriyor ve bu rakam sizce istediğiniz kitleye ulaşacak mı? F tipi cezaevleriyle ilgili toplumun yeterince bilgisi olduğunu düşünüyor musunuz? Öyle olmadığını varsayarak soralım, bu film sizce bir farkındalık yaratacak mı?
Film 68 kopya ile vizyona girdi. Ancak biz hiçbir zaman gişe üzerinden yapmadık çalışmalarımızı. Biz bu filmi milyonlara izleteceğiz diyoruz. Çünkü sizin de belirttiğiniz gibi halkın üzerindeki tecritin ve hakkını arayanlara savrulan f tipi tehdidin herkes tarafından bilinmesi gerektiğini düşünüyoruz. Gerekirse bunu kapı kapı dolaşarak yapacağız.
İlk defa karşılaştığımız bir durum değil bu. İçinde Grup Yorum imzası bulunan her yapım, proje, etkinlik vs. hep buna benzer tepkilere maruz kaldı. Kaldı ki bu proje Türkiye’nin çok önemli yönetmenleriyle birlikte gerçekleştirilmiş bir projedir. Tek başına Grup Yorum’un eseri değildir. Burada şu ortaya çıkıyor: Tecrit insanlardan gizlenmeye çalışılıyor. Çünkü düşünmeyen, hesap sormayan bir toplum yaratılmak isteniyor. Oysa tartışacak ve hesap sorulacak o kadar çok konu var ki…

Toplumsal farkındalık gereken benzer konularda sinema projeleriniz devam edecek mi?
Elbette. Başta belirttiğimiz gibi biz Yılmaz Güney’in bıraktığı bir miras üzerinde mütevazi adımlar atmaya çalışıyoruz ve anlatacak çok şeyimiz var. Bu ülkenin onurlu aydın-sanatçılarıyla birlikte bu yolda yürümeye devam edeceğiz.
Grup Yorum adına Caner Bozkurt

Sorular: Beyazperde.com adına Melis Z. Pirlanti&Duygu Kocabaylıoğlu

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s