PEMBE PANTER 2

Tornado isimli bir hırsız, dünyaca ünlü müzelerin paha biçilmez hazinelerini çalmakta ve çaldığı yere imzasını bırakmaktadır. Steve Martin tarafından canlandırılan Dedektif Clouseau’nun ilk bölümde bulup müzeye teslim ettiği Pembe Panter elması da çalınanlar arasındadır. Bu davayı çözmek için oluşturulan rüya ekibin içinde Dedektif Clouseau da vardır. Andy Garcia’nın da içinde bulunduğu, ekibin geri kalanı, film boyunca dedektifin meşhur sakarlıklarına çıldırmakta, kendilerini akıllı, onu aptal sanmakta ve fakat yanılmaktadır.

2006’daki ilk Pembe Panter’de, gerçekten de, Steve Martin’in kaymasına, düşmesine, orasını burasını kırmasına ve o antipatik mi sempatik mi karar vermekte insanı zorlayan fransız aksanlı ingilizcesine daha ne kadar gülebiliriz ki, düşüncesi vardı çoğu izleyicide. Bu yüzden bu filmi değerlendirirken çoğu insan, tamam işte, klasik sakar Clouseau ve o aksan! diyerek filmi görmek istemeyebilir. İlginçtir, bu kez film o kadar sıradan olmamış. Fakat gene de insan merak edemeden duramıyor: 1963-1976 yılında çekilmiş olan Pembe Panter serisinin esas karakteri Peter Sellers’dan sonra, Steve Martin gibi bi oyuncu, bu tekrarda neden bulunmak ihtiyacını duydu? Steve Martin, kendi jenerasyonunun belki de en orijinal ve zeki komedyenlerinden biri. Hiçbir şekilde, saçma filmlerde oynayıp kendini bir şekilde beyazperdeye atmaya ihtiyacı olan bir oyuncu değil. Başarılı ve benzersiz oyunculuğunun yanısıra, senaryolarda eli kalem de tutuyor, hayal gücü de çok geniş. O zaman neden Pembe Panter serisi? Belki de kendince bir Peter Sellers olmak istiyor, onunla yarışıyor. Çünkü bu şekilde geleneksel bir komedinin peşinden gitmiş oluyor, adını bu geleneksel komedyenlerin isimlerinin yanına yazdırmak istiyor sanki…Filmde Jean Reno ve Andy Garcia’nın varlığı, bana, şu meşhur Ocean’s Eleven serisini de hatırlattı, bu iki jönü komedi türünde kullanmakla film oldukça zevkli bir seyirlik sunmuş oldu izleyicilere kanımca. Baş dedektif Dreyfus rolündeki John Cleese’i de unutmamak lazım, gerçekten çok iyi performans sergilemiş. Steve Martin’in yanında hepsi biraz sönük kalsa da, ellerinden gelenin en iyisini yapmışlar oyunculuk adına.

İlkinden daha ilginç ve sürükleyici bir senaryoya sahip olmasına ve iyi bir oyuncu kadrosu oluşturmuş olmasına rağmen, Pembe Panter 3 gibi bir devam beklentisine sokmuyor bizi maalesef ikinci Pembe Panter. Özellikle zamanında Peter Sellers serilerini seyretmiş olan jenerasyon, Pembe Panter’in bu yeni haline pek alışabilmiş ve alışabilecekmiş gibi görünmüyor doğrusu.
http://beyazperde.mynet.com/sinekritikdetay.asp?id=1940

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s